“Evde kaldık, sağlıkla kaldık, COVID-19’u değil mektubu geleceğe taşıdık”

İnsanlık bugünlerde “geleceğe mektubu” hazırlamaya başladığı bir süreci yaşıyor. Mektubun içeriğini nasıl oluşturacağımız ise bizim elimizde. Tabii ki amacımız yazımızı mutlu sona doğru yol alan kelimelerle doldurabilmek. Ancak biliyoruz ki sadece niyet etmekle, umuyorum demekle bunu gerçekleştiremeyiz. Yapmalııyız.. Peki neyi… Üstümüze düşeni… Sadece ülkemizde değil tüm dünyada karşı karşıya kalınan ve maalesef çıplak gözle görülemeyen bu düşmanla mücadele için, yerkürede daha önce benzeri yaşanmamış bir tabloyu değiştirebilmek için yazılı ve görsel medyada günlerdir dile getirilen sosyal izolasyonu öncelikle ve acilen sağlamalıyız. Bilmeliyiz ki biz COVID-19’a muhtaç değiliz ama yayılabilmesi ve etkinliğini sürdürebilmesi için o bize muhtaçİşte bu noktada güç bizim yani toplumumuzun elinde. Eğer evimizde kalabilirsek, kişisel temaslarımızı bir süreliğine engelleyebilirsek virüse “dur bakalım” diyebileceğiz. Bununla birlikte halkımız üstüne düşeni yaparak ön saflardaki görevini başarıyla gerçekleştirebilirse toplumsal bariyeri aşabilen virüs olgularıyla da sağlık çalışanlarımız hem teşhis hem de tedavi bakımından rahatlıkla başa çıkabilecektir.

O zaman diyebiliriz ki, toplumsal mücadele bizim yarınlara yazılacak mektubumuzu şu şekilde bitirmemizi sağlayacaktır; “Evde kaldık, sağlıkla kaldık, görüşmek üzere…”     

 

Prof. Dr. Ş. Ümit ZEYBEK

İstanbul Üniversitesi